Hakaret Davası Tazminat

DAVA : Davacı Mehmet K. vekili tarafından, davalı Metin D. ve diğeri aleyhine 25/02/2009 gününde verilen dilekçe ile manevitazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 15/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının davalılar Metin D. ile Jale D.’a yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Davacının diğer davalı Mert D.’a yönelik temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, zamanaşımı nedeniyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı, davalılar Metin D. ile Jale D.’ın 15 yaşındaki çocuğu Mert D.’ın telefonda kendisine hakaret ettiğini belirterek, anne Jale D. ile baba Metin D.’a asaleten küçük Mert D.’a velayeten dava açarak manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Yerel mahkemece, baba Metin D. ve anne Jale D.’a yönelik davanın Medeni Yasa‘nın 369. maddesine dayandırıldığı, aile başkanının kusursuz sorumluğuna ilişkin davada ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, Borçlar Yasası’nın 60/1. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.

Borçlar Yasası’nın 60/2. maddesinde; “zarar ve ziyan davası ceza kanunları mucibince daha uzun zamanaşımına tabi olan eylemden kaynaklanmış ise ceza zamanaşımının uygulanacağı” kuralı yer almaktadır. Somut olayda, davalı küçük Mert D.’ın zarar doğuran eylemi, 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 123/1 ve 125/1. maddelerinde düzenlenmiş bulunan “huzur ve sükunu bozacak şekilde ısrarla telefonda hakaret” suçunu oluşturmaktadır. Şu durumda, olayda uygulanacak ceza zamanaşımı süresi 5237 sayılı TCK 66/e maddesi uyarınca 8 yıldır. Eylem 16.01.2007 günü gerçekleştiğine göre, davalı küçük Mert D.’a yönelik davada ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır. Yerel mahkemece, davalı küçük Mert D.’a yönelik işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek anılan davalı yönünden de zamanaşımı dolduğu gerekçesi ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan Mert D. yönünden davacı yararına BOZULMASINA; davacının diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 08.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.F

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Ankara Boşanma Avukatı, Boşanma Avukatı Ankara, En iyi boşanma avukatı, ünlü boşanma avukatı, en başarılı boşanma avukatı, avukatsız boşanma dilekçesi, boşanma dilekçesi örneği, boşanma dilekçesi nasıl yazılır, nafaka ödenmezse ne olur, nafaka alacağı davası, ziynet alacağı davası, ziynetlerin iadesi, çocuklar kimde kalır, boşanmada çocukları kim alır, boşanmada mal paylaşımı, evden uzaklaştırma, 6284 sayılı kanun, boşanma kanunu, aile kanunu, aile hukuku, aile avukatı, ankaranın en iyi avukatı