İcrayla Çocuk Alma Dönemi Bitiyor

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Adalet Bakanlığı, boşanmış ve boşanma dava sürecinde başvurulan icra daireleri aracılığıyla çocuğun teslim alınması sürecine son vermeyi amaçlayan bir çalışma başlattı.

Hazırlanan kanun tasarısına göre, çocuğun teslim alınmasında mağdur odaklı bir yaklaşım uygulanacağı belirtiliyor. Bu taslağa  (Taslağın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz) göre:

Çocuk Teslimi İşlemleri Nasıl Başlatılacak?

1.Adım: Adli Destek Müdürlüğü’ne Başvuru

Çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararı, yükümlüsü tarafından rızasıyla yerine getirilmediği takdirde diğer taraf veya vekili, çocuğun oturduğu yer adlî destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurabilecek. Bundan önce yükümlünün kendi rızası ile çocuğu teslim etmemesi halinde mahkeme ilamı ile herhangi bir icra dairesine başvuruluyordu. Bu taslakla ilamın başvuru mercii değişmiş oluyor.

2.Adım: Yükümlü İle İrtibata Geçilmesi

Talebi alan müdürlük, teslim yükümlüsüyle irtibat kurarak belirlenen gün ve saatte kararda belirtilen koşullarda, herhangi bir işlem veya ihtara gerek kalmaksızın çocuğun bulunduğu adreste, müdürlükte veya belirlenen başka bir yerde karşı tarafa teslimini isteyecek. Önceki durumda, mahkeme ilamı, yükümlüye tebliğe çıkarılıyor ve çocuğu teslime hazır etmesi ihtar ediliyordu.

Çocuğun Teslim Edilmemesi Halinde Ne Yapılacak?

1.Adım: Plan Hazırlanması

Teslim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde talep üzerine müdürlükçe, mümkünse tarafların veya vekillerinin katılımıyla kararın uygulanmasını göstermek amacıyla bir plan hazırlanacak. Mevcut durumda ise İcra İflas Kanununa göre, teslim şartına uyulmadığı takdirde gerekli yolluk, pedagog refakate alınarak icra memuru vasıtasıyla çocuk teslim alınıyor.

Bu planda çocuğun yüksek yararı ve sürecin çocuğun psikolojisine etkisi esas alınarak karar kapsamında tarafların hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile plana uyulmaması durumunda uygulanacak yaptırımlar yer alacak.

2.Adım: Planın Aile Mahkemesi Hakiminin Onayına Sunulması

Plan aile hâkiminin onayına sunulacak ve onaylanmış plan hazır olmayan tarafa tebliğ edilecek. Mevcut durumda ise böyle bir plan yapılması koşulu yok, bu nedenle yeni taslak bir kaç bürokratik işlem daha eklemiş. Uygulamada plan gerektiği gibi tebliğ olunmadı, plan uygun değil şeklinde itirazlara yol açabilir. 

3.Adım: Çocuğun Teslim Alınması

Taraflar herhangi bir işlem veya ihtara gerek kalmaksızın yükümlülüklerini plana uygun olarak yerine getirmek zorunda olacak. Mahkeme ilamında, zaten çocuk ile velayet kendisine bırakılmamış ebeveyn arasındaki kişisel ilişki şekli ve süresi belirlenmişken ayrıca bir plan yapılma zorunluluğu tartışılabilir.

Aksi takdirde diğer tarafın talebi üzerine müdürlük tarafından planın gereği zorla yerine getirilecek. Zorla yerine getirme işlemleri adlî destek uzmanları tarafından yürütülecek.

Adlî destek uzmanı bulunmayan yerlerde bu işlemler, adalet komisyonunca görevlendirilen memurlar tarafından sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulundurulması suretiyle yerine getirilecek.

Adlî destek uzmanı veya görevlendirilen memur, bu fıkra kapsamındaki görevlerini yerine getirirken gerekirse kolluktan yardım alabilir. Kolluk birimleri bu konudaki talepleri derhal yerine getirmek zorunda olacak. Mevcut durumda da çocuğun rızaen teslim edilmemesi durumunda icra memuru kolluktan yardım alıyor. 

Çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulması sırasında talep eden taraf hazır bulunacak. Bugün de bu şekilde uygulanıyor.

Ancak, adlî destek uzmanı veya görevlendirilen memurun gerekli görmesi halinde bu işlem, talep eden tarafın yokluğunda da yapılabilecek. Çocuğun, hiç tanımadığı kişiler tarafından ebeveyninden alınarak talep eden ebeveyni ile buluşmak için bir yere götürülmesi ne derece amaca uygun olur acaba?

Bu madde kapsamında başka yer müdürlüğüne yapılan başvurular derhal çocuğun oturduğu yer müdürlüğüne gönderilecek. Bugün de talimat icra dairesi uygulaması mevcut

Adli Destek Müdürlüğü’nün İşlemlerine Karşı İtiraz ve Şikayet Yolu

Müdürlük tarafından bu madde kapsamında yapılan iş ve işlemler hakkındaki şikayetler, aile mahkemesince 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 16 ilâ 18 inci maddeleri kıyasen uygulanmak suretiyle karara bağlanması planlanıyor.

Çocuk Teslimine Uymayanlara Verilecek Ceza

Çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararı kapsamında hazırlanan plana aykırı hareket edenler ile planın yerine getirilmesini engelleyenler, şikâyet üzerine, altı aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılacak.  Mevcut İcra ve İflas Kanunu’ndaki 341. madde ceza hükmü aynen alınmış.

Hapsin tatbikine başlandıktan sonra planın gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir; ancak kişi bu hükümden bir defadan fazla yararlanamayacak. Kanunun en çok eleştirilen ve işe yaramamasına neden olan hükmü olan çocuğun teslim edilmesi halinde kişinin tahliye olması, bu taslakta bir defadan fazla yararlanamama koşulu getirilerek daha işlerlik kazanması amaçlanmış.

Ceza Davasında Görevli Mahkeme

Bu fiil sebebiyle açılan davalar aile mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353 ve 354 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanacak. İcra ceza mahkemelerinden aile mahkemelerine taşınması halinde aile mahkemelerinin zaten olağanüstü olan iş yükünün daha da fazla artması mı amaçlanıyor acaba? Şu anda Ankara’da açılan bir davaya ön inceleme duruşması için 9 ay sonrasına gün verilebiliyor, iki duruşma arası 3 aydan kısa olamıyor.

Aile mahkemesinin kararına itiraz edilmesi halinde mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde en yakın aile mahkemesine gönderilecek. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesin olacak.

Çocuk Teslim Etmeme Nedeniyle Velayetin Değiştirilmesi

Velayete sahip ana veya babanın, plandaki yükümlülüğü haklı bir sebep olmaksızın birden fazla yerine getirmemesi halinde çocuğun menfaati dikkate alınarak velayet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilecek. Mahkeme, çocuk ile kişisel ilişkiyi düzenleyen kararında bu hususu taraflara ihtar edilecek. Görüldüğü üzere, Adalet Bakanlığı da ortak velayet (kısmi velayet) değil tam velayet üzerinden bir çalışma yapmış. Daha önceki yazılarımda da ortak velayetin bizde çok fazla uygulama alanı bulamayacağı düşüncemi belirtmiştim.

Çocuk Teslim Masraflarını Devlet Karşılayacak

Bu madde kapsamında yapılan giderler, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Daire dışında yerine getirilen işlemleri yürüten adlî destek uzmanları ile görevlendirilen memurlara 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi uyarınca ödeme yapılacak. Kanun taslağı ile her bir teslim için icra dosya masrafı, haciz yolluğu ve sosyal hizmet uzmanı ile ulaşım giderlerinin Devlet tarafından karşılanması öngörülüyor. Şu andaki uygulamada, her iki haftada bir yaklaşık 500,00 TL tutarındaki bu giderler çoğu kişi için karşılanması zor miktarlar. 

Sonuç

Şahsi görüşüm bu yeni hazırlanan taslağın aynen kanunlaşması halinde, tek büyük farklılık çocuk tesliminde masrafların devlet tarafından karşılanacak olması. Geri kalan işlemlerin icra müdürlüğünün memurları ya da adli destek memurlarınca yapılması arasında önemli bir fark olamayacağını düşünüyorum. Sonuçta bu işlerin bir şekilde, devletin gücünü arkasına alan kişilerce yapılması zorunluluğu olduktan sonra “ha Ali Kel ha Kel Ali” olmuş ne farkeder?

Tasarıda icra ceza hakimliğinden aile mahkemelerine aktarılmaya çalışılan görevler de amacına hiç bir zaman ulaşmayacak: Birinci olarak, aile mahkemelerinin işleri çok ama çok yoğun. İkinci olarak örneğin ağır ceza hakimlerinin bir günde aile mahkemesine atanıp ertesi gün boşanma dosyasında duruşmaya çıktığı bir düzende aile mahkemesinin hassasiyetini aramak ne derece samimi olabilir ki?

Diğer yandan, devletin kaynaklarını daha iyi amaçlar için kullanması gerekir. Devlet hizmetlerinden yararlananlar da bu hizmetin tam olmasa da küçük bir kısmının bedelini ödemelidirler. Aksi takdirde bu, geri kalan vatandaşlara haksızlık olur. Bu nedenle, ödeme gücü olanlardan dahi çocuk teslimi ücretini almamak sosyal devlet mantığına da terstir, neticede sosyal devletin kaynakları, ihtiyaç duymayanlara dağıtılmış olur ve bu nedenle gerçekten ihtiyaç duyanlar gerekli hizmeti alamazlar.

Benim önerim ise şudur: Bu kadar meşekkatli çalışma yerine iki küçük değişiklik herşeyin düzelmesi için yeterli:

  1. Çocuğun rıza ile teslim edilmemesi halinde yapılan masrafların yükümlüden alınacağı (ki bugün 100 kere de icra yoluyla alsanız masraflar yapana kalıyor) ve
  2. çocuğu teslim etmeyenin 10 gün hapis cezasına çarptırılacağı; bu cezanın çocuk teslim edilse dahi çektirileceği. Mevcut sistemde 6 aya kadar tazyik hapsi deniyor ama şu ana kadar bu suçtan yatana rastlamadım.Adalet bakanlığı bunun istatistiğini açıklarsa memnun olurum.

Bu değişiklikler yapılırsa, oturmuş sistem bozulup yeni baştan yapılmak zorunda da kalınmaz.

Yorumlarınızı bekliyorum. 😉

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page

“İcrayla Çocuk Alma Dönemi Bitiyor” üzerine 13 düşünce

  1. Biri 10 yaşında diğeri 7 yaşında iki kızım var,boşandık karşı tarafın dava açmasıyla.Çocuklarımı icrasız almaya gittiğimde kadının babası “ben mahkeme kararı tanımıyorum çocukta vermiyorum”dedi şehir dışında 450 km yol gelip elimiz boş geri döndük.Sonra icra takibiyle 2 kez aldık çocukları.Kurban bayramının 1.günü alma hakkımız vardı,icraya başvurduk,arefe günü akşam icra memuru aradı,karşı tarafın icra dairesine gelerek bayramın 1.günü farklı ilçedeki köylerine gideceklerini beyan ettiklerini söyledi,ne yapacaz almaya gidecezmi diye sordu,tabiki gidecez ben çocuklarıma söz verdim,bayramlık aldım,kurbanlık aldım dedim,ertesi gün gittik aldık çocukları meğerse blörfmüş gitmemişler.Geçen ay tekrar icrayla gittik,icra memuru binadan çıktı geldi yanımda annem vardı,kadının annemle görüşmek istediğini söyledi,bende muhatabın ben olduğumu söyleyince icra memuru buna ben karar veririm,sen karışamazsın,ben devletim diyerek bana bağırdı,bende sen o tarafı kayırıyorsun dedim,memur evet kayırıyorum senin çocuklarının menfaati için diye bağırdı ve binaya tekrar gitti,ne olduğunu anlamadım niye bağırdığınıda anlamadım,biraz sonra tekrar geldi bana bi kağıt uzattı imzala dedi imzaladım o sırada çocuklar geldi,icra memuru bana kafasını yaklaştırdı ve “BİDAHA BANA ARTİSLİK YAPMA,BANA EN SON ARTİSLİK YAPA 13 YIL HAPİS CEZASI ALDI,BUNDAN SONRA BİZ YOKUZ ÇOCUKLARI AKŞAM 7 DE ALACAKSIN PAZAR 12 DE GETİRCEKSİN,İCRASIZ GELİP ALACAKSIN “Dedi bende abi bana bişey demiyosun dedim SANA SÖYLEMEK ZORUNDA DEĞİLİM dedi.Ben icra memuruna artislik yapmadım bağırıp çağırmadım,adamın durduk yere niye atarlandığınıda anlamadım,aracıma bindim,büyük kızım memurun atarlanmasından korkmuş ağlıyordu,sakinleştirmeye çalıştım,gidip pedagogu çağıracaktım korktum şimdi adam çocuk teslimine uygundeğil deyip çocuğumu geri alacağından.Cuma gününden beri içim içimi yiyor,icra memurunun durduk yere beni fırçaladığından.Şimdi gerçekten burda benim bi hatam varmı,icra memurunun bana bu şekilde davranmaya yetkisi varmı

  2. Peki çocuk kendi rızası ile görüşe gitmek istemezse ne olucak? Yine zorla mı götürecekler?

  3. Çocuğunu icra yoluyla görmek zorunda bırakılmış, iftira ve karalamalarla çocuğu kendisine karşı düşman edilmiş bir mağdur baba olarak görüşünüze aynen katılıyorum. Bir değişiklik yok. Bence En hassas ve kritik mevzu da en ufak bir bahis yok. Yani, Medea kompleksi iş başında. Evde psikolojik yönlendirme, karalama yapılmış doldurulmuş olarak bomba gibi gönderiliyor. Kısacık icra görüşmesi sırasında bomba patlıyor, yaklaşmaya çalışan ebeveynden aslında koparılıyor. Bu çok adaletsiz bir durum. Mağdur olarak yavrumu ikna etmeye çalışıyor, güzel davranıyor, kıvranıyor, anlatıyorum ama atı alan dereyi geçmiş. Çocuk düşman olmuş artık. Velayet sahibine mikrofon uzatıldığında “ben git diyorum kendisi gitmiyorki” diyerek kıskıs gülüyor, aklınca intikam alıyor. Bunun bir yaptırımı olmalı. Çocukların bilinçaltına hipnoz ile inilmeli ve Ebeveyne Yabancılaştırma yapılıp yapılmadığı checklist ile sorgulanmalı. Tespit edildiğinde velayet ortomatik el değiştirmeli.

  4. Ne olursunuz benim soruma bi cevap verin. Çok önemli hemen bilgi edinmem gerekiyor arkadaşlar. Cocugu alabilmem icin İcra ya verdiğim zaman kaç gün sonra alabiliyorum çocuğu. Ve mutlaka kolluk kuvvetiyle almam gerekiyor çünkü tehdit ediyor karşı taraf. İl dışından alacağım için çocuğu zaman kısıtlı benim için. Çalışıyorum çünkü kamu kurumunda.

  5. Bizim hukuk sistemimiz de neden sade, duru ve anlaşılır bir düzenle olmaz? Bu yeni duzenleme eski kanununa yan yollar açmış gibi duruyor. Basit çözümler varken soruna sorunlar katmak.1- Ortak velayet : çocuk anne ve baba ile eşit zaman diliminde ilişki kurmalidir. Bir ayda 15 gün annede ise 15 gün babada olacak sekilde. Çocuk bu şekilde ebebeyne yabancılaşmamis olur.2 Iştirak nafakasi: Baba görmediği çocuğuna nafaka ödeyemez gibi bir hüküm konulsun göstermeyen görüş saatinden önce getirir görüşmeye. 3 Cocuğu gostermeyene 6 ay hapis: Yok bir defa olabilir serbest kalir. Bu tür dolanbacli aciklamaya gerek yok. Girecek hapse 6 ay çocuktan ayrı kalacak . Cocuktan ayri kalmanin acisini iliklerinde hissedecek.

  6. 1. Maddeki öneriniz içtihat olarak yayınlandı. İçtihat aynen yasalaşırsa elbette daha bağlayıcı olacaktır. Ayrıca masrafların her iki taraftan alınması üstünde de düşünülebilir. Böylesi bir düzenleme çocuk üzerinden rant elde etmeyi düşünen için mutlaka caydırıcı olacaktır. Lakin maddi imkansızlıklar yaşayanları da göz ardı etmemek lazım. Bu öneri sakıncaları ortadan kaldıracak bir sistem geliştirilirse mutlaka değerlendirilmeli.

    2. Maddedeki öneri: çocuğun beden ve ruh sağlığı ve hayatı ile ilgili ciddi endişeler taşıyan tarafa, bunu ispat etme imkanı sağlayacak bir zaman tanınması ve buna uygun bir düzenleme ile beraber düşünüldüğünde bu da oldukça mantıklı duruyor.

  7. Bu uygulamanin bu kadar teferruata ihtiyaci yok !! Devletin soz dinlemeyen cocugu haline geldi kadinlar.
    Eger mahkeme ve velayete iliskin kanunlarin yaptirim gucu olsa zaten icra denen suc islenmez cocuga karsi.
    Kanun derki ey insan o cocuk ile babanin veya ananin kisisel iliskisini saglamak zorundasin. 6 aylik donemde kasitli veya gercek sebep(olum agir hastalik vb.) olmaksizin bunu ihmal edersen 3 ay hapis yatarsin.(lafda kalmayacak ama ) ikinci tekrar da ise alirim velayeti karsi tarafa veririm acik ve net. Hadi bakalim cocuk gostermesinler.

  8. Çocuk icrası nedir Allahaşkına, insanın öz evladını para karşılığında görmesi hatta görememesi hangi hukuk anlayışında var? Evcil bir hayvana bile haciz konulamazken, sırf velayeti elinde bulunduran tarafın kişisel egosu, kötü niyeti için EYS Sendromu uygulaması insan haklarına aykırı değilmidir? Bilinçli ve çocuğun üstün yararını düşünen velayet sahibi zaten diğer ebeveyne zorluk cıkarmaz. Çocuğun anayada babayada ihtiyacı olduğunu bilir. Kendi karanlık vicdanını ve kokuşmuş kalbini ve egosunun yerine çocuğunun menfaatini düşünür.Velayet bakmakla yükümlülüğü gösterir, tek hak sahibi olduğunu değil! Çocuk icrasından mağdur onbinlerce insan var ülkemizde. Şu anki sistemde velayet sahibi olmayan ve parası olmayan insan göremeyecek mi çocuğunu? Mevcut düzenleme eskisine göre daha etkin olacağı düşüncem. Yaptırımlar az bile. Çocugunu kullanan onun üzerinden kişisel intikam güden tarafa daha ağır cezalar getirilmeli.Bir insanı evladından, evladını ana-babasından ayırmak ne vicdan ne ahlak nede insanlıkla bağdaşabilir. yasalar sormasa bile yüce Allah bunun hesabını elbet soracaktır!!

  9. Çocuğunu icra ile aldıracak anne baba hakkında bir yaptırım olmadığı sürece gereksiz iş yükü, daha fazla gider kalemi oluşturmaktan başka bir işe yaramaz bu uygulama.
    Düzgün uygulanabilirse bir nebze faydası olur ama savunmaların okunmadığı otomatik karar alınan aile mahkemeleri altında uygulanacağı için fazla bi faydası dokunmayacak zaten.

    Ebeveyne yabancılaştırma sendromu ciddiye alınıp velayet sahibi olmayan anne baba ile görüşmek çocuğun temel hakkı olduğu kavranmadan zaten hiçbi cacık olmayacak. Sözlü beyanı esas alıp kadının iftirası ile adamları cezalandıran aile mahkemelerinden bu saçmalıklarla fayda göremeyiz.

    Yargıtay başkanı kerhanede çalışan kadına velayet veriyorken aldatan kadına doğrudan nafaka bağlıyorken biz kadın cinayetletini daha çok izleriz televizyonda.

  10. Oğlumu babasına bir kere icra yolu vermek zorunda kaldım ( taaa ki oğlumun babadan memnuniyetsiz tavır sergilemesine kadar sürekli her geldiğinde dahi verdim) onda da üstüne para ver çocuğu al ertesi gun akşama kadar sende duracak 6 ay görmemişsin bi de getir 3 te apar topar tehditle kurtulmak ister gibi teslim et… sonuc oğlum babayla kötü kadın bana kızdı… beni dövdüler ( gözünün altinda tirnak izi vardı) sonra anne kotu dediler senin gibi anne kotu değil dedim o kadin anne değil anne senin gibi ustler giymiyor anne kızdılar bana vb. Aaaa bir de bi yerde gormeden taklit edemeyeceği cinsel bi hareket ustelik babadan gelir gelmez o akşam… yaaaa diyeceğim bazıları hak ediyor… ama ben bi kere icrayla verdim 2. ‘ye sira gelmeden dava açtım… cacuga yarattıklarının bedelini ödesin diye… nihayeti çocuğu gerçekten kötülüklerden uzak tutmak isteyerek karsi tarafı icraya basvurakcak duruma getirmek istesem de 2. 3. Ve dahası beni de oğlumu da yıpratırdı… en iyisi mahkeme kararıyla görüşmeyi minimize etmek… Bi cocuk beni babaya bi daha verme anne ne olur onu polise ver diyorsa o çocuğu evden zorla gelip alan pedagun bi durup düşünmesi gerekir…

  11. ceza davası yine uzun bir süreç olacak muhtemelen bir yıl belki daha fazla o zaman kadar elli sefer daha göstermeyecek, aradaki bir yıl ne olacak aynı fikirdeyim yargılam süreci icra ceza da daha kısaydı, ancak 6284 gibi 10 günlük dosya üzerinden memurlarca sabitlenmiş bir suç var zaten açık net daha bunun neyini yargılayacaksınz..tabi bide ardından velayet davası oda sğürecek 2 yıl , toplamda 4 yıllık bir süreç , yasayı adalet bakanlığı kanunlar dairesi aileye müteallik dairede tamamı ****** olluşan hakimlerin hazırladığı muhakkak alsınlar bu tasarıyı *******

  12. Bitsin bitsin artık lütfen çocuk haciz edilirmi ya böyle bir kanun var uygulamada yapan insanların vicdanlarini düşünmek bile istemiyorum su kanunlar değişsin artık yada bu kanunları değiştirecek yönetimler gelsin.

  13. Türk medeni kanunununda en vahşi yasa, çocuk icrası ve nafaka hapsi acil kaldırılmalı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir