Öteki Kadın, Esas Kadına Karşı

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

2000 yılında avukatlığa başlayan GİRGİN boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarına yoğunlaşmıştır.
Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde 120 hafta boyunca okur sorularını yanıtlayan GİRGİN'in, boşanma konusunda yayınlanmış iki kitabı ve çeşitli makaleleri bulunmaktadır.
Randevu ve iletişim için: 0533 483 9313
Av.Yasin GİRGİN

aldatanerkekOlay şu: Adamın biri, kadının biriyle internette tanışıyor, onunla ilişkiye giriyor. Kadın, adamdan hamile kalıyor. Bu arada adamın evli olduğu ortaya çıkıyor. Adam, karısına boşanma davası açıyor, boşanma davası adamın esas kusurlu olması nedeniyle reddediliyor. Bu sefer adamın karısı, öteki kadına tazminat davası açıyor. Asliye Hukuk Mahkemesi de tazminat davasını reddediyor; “eş olan kadın” temyize gidiyor, Yargıtay ret kararını bozuyor, ilk Mahkeme kararında direniyor, dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gidiyor ve sonuçta öteki kadının esas kadına ( beriki kadın) tazminat ödemesine karar veriliyor.

GENEL KURUL’UN GEREKÇESİ

Genel Kurul, öteki kadını tazminata mahkum ederken üç kanun maddesine atıfta bulunmuş:

Bunlardan birincisi, Medeni Kanun’un 185. Maddesi. Buna göre, eşler birbirlerine karşı sadakatle yükümlü tutulmuş.

İkinci madde ise, Borçlar Kanunu’ndaki haksız fiil hükümleri. Genel Kurul, öteki kadının koca ile birlikte olmasını haksız fiil olarak değerlendirmiş. Yani, ahlaka aykırı bir fiille evliliğe zarar verdin, bu zararı parayla öde, diyor.

Üçüncü madde ise yine Borçlar Kanunu’ndan. Genel Kurul demiş ki, bu zarar koca ile sevgilisi tarafından kadına karşı işlenmiştir, koca ile sevgilisi bu zarardan birlikte sorumludur.

HUKUK FAKÜLTESİ ESPRİSİ DEĞİLMİŞ

Ankara Hukuk’ta, pratik soruları çözerken sık sık farklı yorumlarda bulunan arkadaşlar olurdu; böyle geniş yorumcu arkadaşlar hemen savunmaya geçerdi : hocalar aynı yorumu yapınca adı ‘doktrin’ oluyor, ben yapınca ‘fahiş hata’. O zamanlar üzerinde durmaz, gülüp geçerdik.  Ama bir söz daha vardı: “Doktor hata yaparsa bir kişi, hukukçu hata yaparsa bütün toplum” diye.

İLK KEZ MALEZYA’DA BÖYLE BİR KARAR ÇIKTI

2007 yılında, Malezya’da yayınlanan New Straits Times Gazetesi’nin haberine göre, Malezya’da mahkeme, bir kadını, evliliğini yıktığı için sevgilisinin eski karısına tazminat ödemeye mahkum etti. 44 yaşındaki metres Kerpal Kaur, asistanlığını yaptığı sırada diş doktoru M. Shudesh Kumar ile birlikte olmaya başladı. Olayın ortaya çıkması üzerine 61 yaşındaki doktor Kumar, 59 yaşındaki karısı S. Kamlesh Mangal’den boşandı. Habere göre, Putrajaya şehrinde temyiz mahkemesi, evliliklerinin bitmesine sebep olduğu gerekçesiyle metres Kerpal’in sevgilisinin eski eşine 10 bin ringgit (2.852 dolar) ödemesini kararlaştırdı. Emekli öğretmen olan mağdur eş boşandığı sırada kocasından da tazminat almıştı.

Hemen belirteyim, Malezya’nın genelinde evlenme, boşanma, miras gibi konularda İslam Hukuku (Şeriat) geçerli.

Bizim Yargıtay da, Malezya’da 2007 yılında verilen bu kararı 2010 yılından itibaren uygulamaya başlayınca, beriki kadınlar öteki kadınlara dava açmaya ve tazminat kazanmaya başladı.

ÖTEKİ KADIN HAKSIZ YERE CEZALANDIRILIYOR

Uzun yıllardır boşanma işleriyle uğraşıyorum. Bir evliliğin bitmesinin nedenleri çok çeşitli olabilir. Eşin sadakatsizliği de bu nedenlerden biri olabilir pekala. Ama üçüncü kişiye bu nedenle dava açılabilmesi bence ne hukuka ne de mantığa uygun.

  • Yargıtay, eşlerin sadakat yükümünden bahsetmiş. Ancak unutulmamalı ki, eşler bu “evlilik sözleşmesini” kendi aralarında imzalamışlar. Bir sözleşme tarafı olmayan kişilere karşı yükümlülük doğurabilir mi?
  • Yargıtay “ailenin korunması için bunu yaptı” diye düşünelim. Bugün evliliklerin önemli bir kısmı ekonomik nedenlerle sona eriyor. O zaman biten her evlilikten sonra devlete karşı dava açılsın, devlet ekonomik tedbirleri doğru düzgün alsaydı bu evlilik bozulmayacaktı diyebiliriz. Silahla öldürülen herkesin ailesi de silah fabrikasına dava açabilir bu mantıkla.

SESİNİ ÇIKARACAK SİVİL TOPLUM, O SESİ DİNLEYECEK MUHATAP YOK

Demoktarik ülkelerde böyle konular bilim adamlarınca, meslek kuruluşlarınca, sivil toplum örgütlerince tartışılır. Malezya’da dahi, kadın dernekleri çıkan bu karara karşı tepkilerini göstermişler, ancak bizim sorunlarımız o kadar büyük ki ya buna sıra gelmiyor, ya da umursamıyoruz. Umursayıp ses çıkardığınızda, konuyu bilimsel olarak tartışmaya açtığınızda da o sesi dinleyecek muhatabınız bulunmuyor maalesef…

Asliye Hukuk Mahkemesi Kararı’nı Bozan Yargıtay Dairesi Kararı İçin Tıklayınız

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Direnme Kararı’nı Bozan Yargıtay Hukuk Genel Kararı İçin Tıklayınız

* Bu yazım yorumlarınıza açıktır. Lütfen bir kaç kelimeyle de olsa düşüncelerinizi bizimle paylaşın…

Bilgi paylaştıkça artar...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this page