Sağlık Hakkı

Av.Aslıhan BARIŞ GİRGİN

Av.Aslıhan BARIŞ GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Avukat Aslıhan BARIŞ GİRGİN, 2000 yılından bu yana ağırlıklı olarak Ceza Hukuku alanında çalışmaktadır.
Kendisine 0532 355 6960 numaralı telefonundan direkt olarak ulaşabilirsiniz.
Av.Aslıhan BARIŞ GİRGİN

Av.Aslıhan BARIŞ GİRGİN (Tüm Yazıları Okuyun)

Sağlık kavramı; kişinin bedenen ve ruhen iyilik hali içinde bulunması olarak tanımlanabilir.
Sağlık kavramı; kişinin bedenen ve ruhen iyilik hali içinde bulunması olarak tanımlanabilir.

 

Sağlık hakkından söz edebilmek için önce yaşama hakkının varlığının tespiti gerekir.Yaşama hakkı; insan haklarının en başında gelir. Bu hak kişinin ‘ fizik ve ruhsal bütünlüğünü koruyabilmesi, devam ettirebilmesi, varlığının çeşitli etkilerle bozulmasına engel olabilmesi ” şeklinde tanımlanır. Yaşama hakkı ancak kişi güvenliği ile anlam kazanır.

Yaşamın iyi ve uyumlu bir şekilde devamında sağlık hakkı ve getirdikleri önemlidir. Kişilerin sağlığının korunmadığı, sağlıklı yaşamlar için gerekli önlemlerin alınmadığı, hizmetlerin verilmediği bir ortamda yaşama hakkından söz etmek anlamsız olacaktır. Yaşama hakkından söz edilebilmesi için iyi işleyen bir organizmanın devamlılığı ve varlığı önemlidir.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m.25’te herkese sağlığı ve gönenci için beslenme,giyim,konut ve tıbbi bakım hakkı tanınmıştır.

Geçmişten günümüze sağlık hakkı

 

T.C.1961 Anayasasında ” Devlet herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla görevlidir.” hükmüyle sağlık hakkının sağlanması devletin görevi olarak belirlenmiştir.

T.C.1982 Anayasasında m.17/2 ‘de vücut bütünlüğü koruma altına alınmıştır. Yaşama hakkının bir uzantısını oluşturan vücut bütünlüğü yaşama hakkının ön koşulları arasındadır. ‘‘ Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.” hükmüyle kişinin sağlığına talebi dışında müdahale edilemeyeceği vurgulanmıştır.

Anayasa’nın 56.maddesinde ” Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir… ” hükmüyle konu ile ilgili hem vatandaşa hem de devlete görev yüklemiştir.Aynı maddede ‘‘Devlet herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içerisinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf verimini arttırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.” hükmüyle devletin sağlık hakkı ile ilgili sorumluluk alanı belirlenmiştir.

Türk Anayasası’na göre bireylerin sağlık hakkı ile ilgili olarak yardım ve hizmet talep etme hakkı vardır.Anayasa’da kişi sağlığının korunması, devlete bir ödev olarak yüklenmiştir. Devletin bu çerçevede önlem alma,gerekli kurum ve kuruluşları oluşturma ve bunları denetleme görevi de bulunmaktadır. Devletin bu alandaki çalışmaları sağlık hizmetlerini oluşturur.

Kişi sağlığının korunması ve yaşamına sağlıklı bir şekilde  devam etmesinin sağlanması devlete bir ödev olarak yüklenmiştir.

Bireylerin sağlık haklarını elde edebilmeleri; sağlık hizmetlerinin sunulması ve sağlık hizmetlerine ulaşabilmeleri ile mümkün olabilecektir.

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page