Boşanma Davası – Ziynet Eşyaları

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/4306
K. 2002/5237
T. 12.4.2002
• DAVADAN FERAGAT ( Boşanma Davası/Temyiz Dilekçesi İle – Karar Verilmek Üzere Hükmün Bozulması Gereği )
• TEMYİZ DİLEKÇESİ İLE DAVADAN FERAGAT ( Boşanma Davası – Karar Verilmek Üzere Hükmün Bozulması Gereği )
• BOŞANMA DAVASI ( Temyiz Dilekçesi İle Davadan Feragat – Karar Verilmek Üzere Hükmün Bozulması Gereği )
• ZİYNET EŞYALARI İLE İLGİLİ İDDİALAR ( Boşanma Davası/İsbat Yükü – Hayatın Olağan Akışına Aykırı İddia ve Savunmada Bulunana Düşeceği )
• İSBAT YÜKÜ ( Hayatın Olağan Akışına Aykırı İddia ve Savunmada Bulunana Düşeceği – Boşanma Davası/Ziynet Eşyası İle İlgili İddialar )
4721/m.6
1086/m.91, 93
ÖZET : 1. Karşılıklı boşanma davasından, davacı davasından temyiz dilekçesi ile feragat ettiğinden, bu konuda bir karar vermek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

2. Ziynet eşyalarının kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş olması hayatın olağan akışına uygundur; aksini iddia edenin iddiasını isbat etmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki ( Karşılıklı boşanma ve alacak ) davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR : 1 – Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı ve davalı kocanın aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2 – Davacı boşanma davasından temyiz dilekçesi ile feragat etmiştir. Bu konuda bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

3 – Ziynet eşyaları yönünden temyize gelince;

Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını isbatla yükümlüdür ( M.K.6 ). Ancak iddialar karşılaştığında kimin isbat yükü altında bulunduğunun tesbiti her zaman kolay olmamaktadır. Bunun için gerek ilmi gerekse kazai içtihatlarda bir takım ölçülere yer verilmiştir.

a ) Hemen bütün ilim adamlarının birleştiği ve Yargıtay uygulamasında kararlılık ifade eden ölçüye göre, isbat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer ( Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1968, sh.372; Prof. İlhan Postacıoğlu, Medeni Yargılama Usulü, 1970, sh.464; Prof. Necip Bilge, Hukuk Yargılamaları Usulü, 1967, sh.449; Prof. Sabri Şakir Ansay Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1957, sh.248-249; Prof. Saim Üstündağ Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1973, sh.378; H.G.K.nun 19.7.1967 gün ve 239-340 sayılı, 7.6.1974 gün ve 1972/84 sayılı kararları; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 6.6.1983 gün ve 4936-5076 sayılı kararı ).

b ) İleri sürdürdüğü bir vakıadan lehine haklar çıkaran kimse iddia etiği olayları ispat etmelidir ( Prof.Saim Üstündağ, Age. 1973, sh.397 ).

c ) İspat yükü daha kolay başarana düşer ( Prof. Saim Üstündağ, Age, Federal Mahkeme Kararına atfen ).

Davacı ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan bu çeşit eşyanın kadın üzerinede olması yada evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve siyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer.

Diğer taraftan söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’idendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi gizlemesi her zaman mümkündür.

Davacı dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, isbat yükü altındadır.

Olayda kadın, dava konusu ziynet eşyasının, götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha öncede götürme fırsatı elde edemediğini ispat edememiştir. Buna rağmen yukarıda yazılı ilkelerde hataya düşülerek hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ : 1 – Hükmün bozma kapsamı dışında kalan kısımlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA,

2 – Hükmün 2 ve 3. bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir