Boşanmadan Sonra Çocuğun Soyadı Değişir mi?

Anayasa Mahkemesi’nin, çocuğun soyadının babadan geçeceğini düzenleyen 2525 sayılı Soyadı Kanunu’nun 4. maddesini iptal etmesinden sonra* yargı mercilerinden de yeni düzenleme doğrultusunda kararlar gelmeye başladı. Daha önce eylül ayı içinde (2012) Ankara 11. Aile Mahkemesi, boşanma kararı ile velayet kendisine bırakılmış annenin açtığı davayı kabul etmiş ve çocukların, annenin soyadını kullanmalarına karar vermişti. Bugünkü Hürriyet Gazetesi’nde yer alan bir habere göre de Bakırköy 3. Aile Mahkemesi benzer taleple açılan davayı kabul etmiş, kararı verirken hakim, “Anayasa Mahkemesi, 2525 sayılı Soyadı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 2’nci fıkrasını iptal etmiştir. Bu durumda çocuğun velayeti anneye verilmiş ise de annenin çocuğun soyadını belirleme hakkı olacaktır. Kaldı ki küçüklerin babasının boşanma kararı verilmeden önceki tarihlerden beri (son 3-4 yıldır) hiçbir ihtiyaçlarını karşılamadığı hatta çocuklarını görmeye dahi gelmediği de tanık beyanları ile sabittir. Bu nedenle soyadı değiştirme talebi yönünden de davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu kanısına varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklinde bir ifade de bulunmuş.

Boşanma davasında verilen kararla birlikte mahkeme, tarafların müşterek çocuklarının velayetinin kime bırakılacağına da karar verir. Velayet ise çocuğun bakım ve eğitiminin sorumluluğunun hangi eşte olacağını tanımlar.

Velayet kendisinde olan eş, çocuğu okula yazdırır, tüm bakımını sağlar, geleneklerimize göre çocuk ergin olana hatta daha sonrasında da bu eş ile birlikte yaşar. Bu süreç içerisinde boşanan kadının soyadı değişiyor ancak çocuk babanın soyadını taşımaya devam ediyordu.

İşte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, velayet kendisine bırakılan annelerin, çocuğa soyadını vermek konusundaki taleplerini kabul ediyor ve ülkemizi bu düzenlemelerin değişmesi konusunda zorluyordu. Sonuçta Anayasa Mahkemesi de AİHM’nin bu kararları doğrultusunda 2525 sayılı Soyadı Kanunu’nun ilgili hükmünü iptal ederek velayet kendisine bırakılan annenin soyadını çocuğa verebilmesinin önünü açmış oldu.

Soyadı, isim ile birlikte kişiliğin ayrılmaz bir parçası. Ad ve soyad, bir insanın ne olduğunu, kim olduğunu tam olarak ifade ediyor ki, insanlar bu kişiliklerinden kurtulmak için lakap, mahlas, nickname kullanarak kendilerini soyutlamaya çalışıyorlar. Gerçek olmayan isimlerle şiirler, kitaplar yazıyorlar.

Ancak, isimleri, soyadları değişmez kabul etmenin de doğru olmadığını düşünüyorum. Kişiliğine zarar veren, ona hayatı zorlaştıran isim ve soyadından kurtulabilmek mümkün olabilmeli elbette. Bununla birlikte, örneğin beş yaşındaki bir çocuğun soyadı anne babaları boşandı diye değiştirilebilir mi?

Günümüzde her şeyimiz hercai. Üzerinde fazla düşünmeden kanunlar yapıyoruz, bu kanunlara göre mahkeme kararları veriyoruz, aradan 5-10 yıl geçince gördüğümüz mağduriyetler üzerine kanunu değiştiriyoruz, gelen eleştirilere göre yeniden düzenleme yapıyoruz, hiç bir zaman yaptığımız düzeltmeler yeterli gelmiyor, bunu zamanın ve şartların değişmesine bağlıyoruz ve yeniden yeniden düzeltmeler yapıyoruz.

Soyadı konusunda da çok olumlu bir değişiklik yapıldığını düşünmüyorum. Bir erkek bir kadınla tanışıyor, evleniyor, kadının soyadı değişiyor erkeğin soyadını taşımaya başlıyor. Çocukları oluyor, çocuklara bir isim koyuyorlar, çocukların soyadı babanın soyadı oluyor. Sonra anlaşamıyor ve boşanıyorlar. Kadının soyadı tekrar değişiyor, çocuklarınki değişmiyor. Bir daha dava açıyor ve çocuklara kendi soyadını vermek istiyor.

Yukarıda belirttiğim son habere göre Bakırköy Aile Mahkemesi, davayı kabul ederken “babanın 3-4 yıldır çocukları görmediği” diyerek vicdanları rahatlatmaya çalışmış. Peki ama baba çocukları görüyor olsa idi sonuç değişmeli miydi, ya da çocuklara “soyadınızı değiştiriyoruz ne diyorsunuz” diye soruldu mu, yoksa sadece annenin talebi ve davaya cevap bile vermeyen babanın olmayan itirazına göre mi karar verildi? Çocuklar kaç yaşındaydı: 3 mü 5 mi 15 mi?

Benim, beş yaşında bir kızım var. Kızım sanırım 2.5 – 3 yaşından bu yana kendisini “Asya GİRGİN” olarak tanıyor ve tanıtıyor. Kreşteki, ana sınıfındaki, apartmandaki arkadaşları onu bu şekilde tanıyor. Bugüne kadar onlarca yere bu şekilde kaydı yapıldı.

Kim olursa olsun, bir insanın diğer bir insanın kişiliğine dahil bir konuda tek başına söz sahibi olabilmesini doğru bulmuyorum. Bu ana da olabilir, baba da. Sırf velayet kendisine bırakıldı diye anne, çocuğunun kişiliğinin önemli bir kısmını nasıl değiştirme hakkına sahip olabilir? Kaldı ki, velayet hükmü kesin hüküm değildir, şartların değişmesi durumunda yeniden ele alınabilir, velayet değiştirilebilir ve hatta tamamen kaldırılabilir. Velayetin değiştirilmesi durumunda ne olacak? Velayeti geri alan baba tekrar dava açıp “artık velayet bende olduğuna göre çocuk da benim soyadımı taşımalı” diyecek? Çocuğun soyadı tekrar mı değişecek?

Peki, çocuğun soyadını alabilmesi için Soyadı Kanunu’nu iptal eden Anayasa Mahkemesi, evlenen kadının soyadının değişmemesi, kadının evlendikten sonra kendi soyadını tek başına kullanabilmesinin yolunu neden açmıyor, AİHM’nin bu konuda vermiş olduğu kararları neden gözardı ediyor?

Kadın tekrar evlenirse ne olacak? Kadının soyadı yeniden değişecek, çocuğun soyadı kadının önceki soyadı olarak kalmaya devam edecek. Soyadı bu kadar mühimse ne anneyle ne fizyolojik babasıyla bir bağı kalmamış olacak.

Dünya, babaya çocuğunu satma hatta öldürme hakkını tanıyan Roma Hukuku’ndan sonra çok uzun yol aldı. Anne karnında 10 haftayı doldurmuş ceninin dahi yaşamaya hakkı olduğu artık tartışmasız kabul ediliyor. Netice itibariyle, bir çocuğun soyadını seçme ve değiştirme hakkının sadece o çocuğa ait olduğunu düşünüyorum. Çocuk akıl baliğ oluncaya kadar doğumdan itibaren kullandığı ismi ve soyadını kullansın ama bunların kendisine zarar verdiğini düşünüyorsa, sonuçlarını da kendisi düşünerek, kendisi katlanarak, dava açmadan sadece bir dilekçe ile istediği değişikliği yapabilsin diyorum.

 

* bkn: 27 Temmuz 2012 Tarihli “Çocuğun Soyadı Konusunda Yeni Gelişmeler” başlıklı yazım


Ekleme 3.12.2016

2012 yılında yazmış olduğum bu yazıdan yaklaşık 3 yıl kadar sonra Yargıtay Hukuk Genel Kurulu*, benim yazımda belirttiğim görüşlere paralel şekilde karar vererek çocuğun soyadının sırf velayetin anneye bırakılmış olması nedeniyle değiştirilemeyeceğine karar vermiştir. Adalet ülkemizde yavaş ilerliyor, ama en azından ilerliyor. 

*YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/18-1755

 “Bilindiği üzere, velayet hakkı anne ve baba için normal şartlarda çocuğun ergin olmasına yani on sekiz yaşını tamamlamasına kadar devam eden geçici bir haktır. Evliliğin sonradan boşanma gibi nedenlerle ortadan kalkması hallerinde velayet hakkının sırf anneye verilmiş olması onun soyadının değiştirilmesi için haklı bir neden sayılmadığı gibi hukuki mevzuat da buna cevaz vermemektedir. Bir an için mevzuatın böyle bir duruma izin verdiği kabul edilse dahi sonradan gelişen sebeplerden dolayı çocuğun yararı açısından velayetin babaya yeniden verilmesi hallerinde bu kez baba, velayet hakkına dayanarak tekrar çocuğun soyadını değiştirmek isteyecektir. Velayet hakkı kimde ise çocuk onun soyadını taşıyacak ise baba da bu haktan mahrum edilemez. Böyle bir uygulama ise nüfus kütüklerindeki kaydın güvenilirliği ve istikrarı zedeleyeceği gibi asıl bu gibi uygulamaların çocuğun ruh hali üzerinde çok derin ve etkili travma yaratacağı açıktır.

Kaldı ki, ana babanın evlilik birliği içinde birlikte verecekleri bir karar ile bile çocuğun soyadını değiştirmeleri mümkün olmadığından, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğinden bahsedilemez.

O halde Hukuk Genel Kurulunun 25.12.2013 gün ve 2013/18-464 E. 2013/1698 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere, bir çocuğa soyadı verilmesi için o çocuğun doğum tarihinde annesi ile babasının evli olup olmadığına bakmak gerekir. Doğum gününde anne ve baba evli ise çocuk babanın, diğer bir anlatımla ailenin soyadını alacaktır. Çocuğun soyadı bu surette belirlendikten sonra onun soyadını velayet hakkına vesair nedenlere dayanarak değiştirmek Türk Medeni Kanunu’nun 321. maddesindeki düzenleme karşısında mümkün değildir. Ancak çocuk, ergin olduktan sonra Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesindeki koşulların varlığı halinde soyadını her zaman değiştirmek hakkına sahiptir.”

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on Facebook
Facebook
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email
Print this page
Print

Yayınlayan

Av.Yasin GİRGİN

Avukat Yasin GİRGİN, 1977 Ankara doğumludur. 1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmiş ve sonrasında 2 yıl boyunca Özel Hukuk Master programına devam etmiştir. 2004-5 yılları arasında yaptığı hakimlik dönemi dışında 13 Kasım 2000'den bu yana serbest avukatlık faaliyetini icra etmektedir. 2 kitabı ve çok sayıda makalesi bulunan GİRGİN'in 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanmıştır. GİRGİN, halen superhaber.com'da okur sorularını cevapladığı köşe yazılarını kaleme almaktadır. Çok iyi derecede Almanca ve İngilizce bilen GİRGİN, Alman Uzman Avukatlık Yasası'nı da Türkçe'ye çevirmiştir.

“Boşanmadan Sonra Çocuğun Soyadı Değişir mi?” üzerine 2 yorum

  1. Yıllardır çocuguma hem bakıyorum, hem ıhtıyaclarını karşılıyorum.. 6 yaşında. Babası telefonla bile aramaz. Uzerıne kıyafet almaz.. Karnesinden bile haberi yok.. Bir bayana çocuğun tüm yükünü verirken iyi de, soyadı sırf erkek diye babadan verilmesi haksızlık.. Çocugumun annesi de babası da benim. Ayrıca soyaddakı farklılık gerçekten sorun oluyor.. Benim cocugum da diyor soyadınız niye farklı diye.. Baba mı var ortada? Kimlikte soyadından varlığını hissettirmek babalık değil

  2. Size katılmıyorum, siz bir kadın ve annesiyle farklı soyaddaki çocuk değilsiniz, yaşanılan sıkıntıyı anlamanız zor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir